İstanbul Aile Vakfı ve Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) işbirliğiyle bu yıl "Vatan Müdafaasında Aile ve Nüfus" temasıyla düzenlenen 4. Uluslararası Aile Sempozyumu tamamlandı.
Üniversitenin Yenilevent Yerleşkesi'nde düzenlenen sempozyumda, açılış konuşmalarının ardından 5 salonda eş zamanlı oturumlara geçildi.
Prof. Dr. Adem Palabıyık'ın başkanlık yaptığı "Nüfus, Aile ve Sosyal Politika" başlıklı oturumda, Dr. Özgür Başyiğit'in sunumunda, nüfusun yenilenmemesi nedeniyle istihdam piyasalarında ve sosyal güvenlik sisteminde ortaya çıkan sorunlar ile çözümlerine değinildi.
Aile, nüfus ve milli güvenlik meselelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başyiğit, "Bu hızla gidersek 2040 yılında Sosyal Güvenlik Sistemi'ni sosyal yardım sistemine dönüştürmemiz gerekecek. Doğum teşviklerinin artırılması gerekiyor. Her geçen gün daha da geç kalıyoruz." dedi.
Konuşmacılardan Prof. Dr. Harun Ceylan ailenin temel önemine değinerek, "8 yıldır dünyanın en hızlı yaşlanan ülkesinde yaşıyoruz. Fransa ve Almanya gibi ülkelerde bir kadının dünyaya getirdiği çocuk sayısı daha fazla." diye konuştu.
Prof. Dr. Ceylan, şu anda 3 çocuk üzerinde doğurganlık olan tek şehrin Şanlıurfa olduğunu, Türkiye'nin genç nüfuslu bir ülke olma özelliğini çoktan kaybettiğini, 3 çocuk sahiplerine verilen teşviklerin 1 veya 2 çocuk sahiplerine de verilmesi, doğum ve babalık izni süresinin daha fazla artırılması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Cemalettin Şahin, Türkiye'de 1950'li yılların sonlarına doğru özellikle basın yoluyla kamuoyunda tartışılmaya başlanan ve 1965 yılında uygulanmaya başlanan nüfus planlamasının dış kaynaklı bir proje olduğunu ifade etti.
Başlangıçta bu projenin ana destekleyicisinin Rockefeller'in kurucusu olduğu Population Council (Nüfus Konseyi) olduğunu aktaran Şahin, "Konsey, plan, proje, eğitim, uygulama programı, personel eğitimi ve teknik destek başta olmak üzere birçok bakımdan Türkiye'de nüfus planlamasının başlatılması ve devamında uygulanmasına destek vermiştir." diye konuştu.
İstanbul'da gelir düzeyi düşük mahallelerdeki çocuk sayısının, gelir düzeyi daha yüksek semtlerde yaşayanlardan daha fazla olduğunu belirten Kurt, "Bu, 'Para mı var evlenelim, çocuk yapalım' söylemine ters düşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Kurt, 1975 yılının Türkiye'nin yüksek doğurganlık dönemden düşüşe geçtiği dönem olduğunu, şu anda dünyada doğurganlığın en az olduğu ülkelerin Çin, Güney Kore, Tayvan, Singapur ve Ukrayna olarak sıralandığını kaydetti.
"Nüfusun yenileme düzeyi 2,1'dir."
"Askeri Sosyoloji ve Aile" oturumunda "Nüfus, Aile ve Vatan Müdafaası: Türkiye'de Demografik Geçişin Askeri İnsan Gücüne Etkileri" başlıklı sunum yapan Doç. Dr. Adem Başpınar, nüfusun, ailenin ve vatan müdafaasının farklı tartışmalarla ele alınarak ortak noktaları olduğundan bahsetti.



