Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, 7 sanık hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan mahkumiyet isterken, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında beraat talep etti.
Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 12 tutuksuz sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Bir önceki duruşmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nce hazırlanan ek bilirkişi raporu da dosyaya girmişti.
Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yapıldı
Mahkemeye sunulan ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, olayın İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildiği kaydedildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında ele alınmadığı belirtildi.
Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı ifade edildi. Aynı raporda, Kocagöz’ün kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce görevden ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
5 sanık birinci, 1 sanık ikinci derecede sorumlu gösterildi
4 sanık yönünden kusur bulunmadığı belirtildi
Ek raporda, Suphi K. ile Kazım K. hakkında meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı ifade edildi. Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.



