Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar desteklediklerini belirterek, "Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadesini kullandı.
ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya'da bir otelde yapıldı.
Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü'nü kutladı.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine işaret eden Ardıç, "Yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltti, tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yarattı. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, ham madde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı." diye konuştu.
"Ekonomi programının reel sektör ayağı desteklenmeli"
Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar desteklediklerini dile getiren Ardıç, "Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur." değerlendirmesinde bulundu.
Ardıç, dünyada savaşların, jeopolitik çatışmaların, enerji şoklarının ve lojistik kırılmaların yaşandığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:
"Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor, sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, merkez bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum, doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ'mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun geçici bir fiyat artışı değildir, küresel ekonominin güven kaybetmesidir."
Teknoloji üreten, veriye hakim olan ve karbon yükümlülüklerine uyan ülkelerin bu süreçte öne çıkacağını vurgulayan Ardıç, Avrupa Birliği'ne (AB) karbon ayak izi için ödenecek ek verginin demir çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar pek çok alanı etkilediğinin altını çizdi.
"Yapay zekadan geri kalmanın bedelini pazar kaybıyla ödeyeceğiz"
Yapay zeka ve bu alanda yaşanan gelişmelere de değinen Ardıç, yapay zekanın tüm iş model ve süreçlerini kökten değiştirdiğine dikkati çekti.
Bu dönüşümün gerisinde kalmanın bedelini yalnızca verimlilik kaybıyla değil, doğrudan pazar kaybıyla ödeyeceklerini ifade eden Ardıç, şunları kaydetti:



