Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Rapor
Asayiş

Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Rapor

İHH, bağımlılık sorununu ve toplum üzerindeki etkilerini ele alan bir saha raporu yayınladı.

Sondakika Güncel3 dk okumaYeniAsayiş
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →

Vakfın genel merkezinde düzenlenen programda rapora ilişkin açıklamalarda bulunan İHH İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, Türkiye'de uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığı sorununun aile yapısını ve toplumun geleceğini, güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu söyledi.

Saha raporlarına bakıldığında 2025'te uyuşturucu, bahis ve alkol kullanım yaşının 15'ten 13'e düştüğünün görüldüğünü aktaran Atalay, emniyetin NARKOLOG Projesi anketi verilerine değindi.

Buna göre gençlerin yüzde 74,4'ünün uyuşturucu maddeyi ilk kez arkadaş grubundan veya yakın çevresinden temin ettiğini, yüzde 36'sının madde kullanımına başlamada merak duygusunun en baskın motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Atalay, "Şaşırtıcı bir veri olarak kullanıcıların yüzde 45'i maddeyi sokaklarda değil, kendi evlerinde kullanmaktadır. Bağımlıların yüzde 85'i aile bireyleriyle birlikte yaşamaya devam etmektedir. Bu durum bağımlılığın aile içinde gizli bir şekilde sürdürülebildiğini göstermektedir." ifadelerini kullandı.

Atalay, 2024'te doğrudan madde bağlantılı gerçekleşen ölüm sayısının 427 olduğunu belirterek, şunları aktardı:

"Madde bağlantılı ölümlerin yüzde 90'ı 35 yaş altındadır. Uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerde ciddi artış eğilimi gözlenmektedir. Ülkemizdeki uyuşturucu arzının yüzde 80 gibi baskın bir oranının, sokak satıcıları ve denetimi oldukça güç olan internet ağları üzerinden gerçekleştiğini öğreniyoruz. Kullanıcıların yüzde 71,2'si 15-24 yaş aralığında uyuşturucuyla tanışmaktadır. Önleyici politikaların bu yaş grubuna odaklanması gerekiyor. Ebeveynlerinden biri ya da ikisi ceza infaz kurumlarında olan çocuk sayısı ise 295 bin 671'dir. Aynı zamanda bu çocukların yetim ya da öksüz kaldığını görüyoruz."

Atalay, İçişleri Bakanlığının Ekim 2025 verilerine göre cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yüzde 40'ının uyuşturucu suçları nedeniyle cezaevinde olduğunu kaydetti.

Osman Atalay, IPSOS araştırma şirketinin Haziran 2025'te yaptığı saha çalışmasına göre düzenli alkol tüketen kesimin 2020'de 13,8 milyon kişiyken, 2025'te 17,3 milyona yükseldiğini belirterek, 18 yaş üstü nüfusta düzenli alkol tüketim oranının yüzde 28'den yüzde 33'e çıktığını bildirdi.

Türkiye'de yaklaşık olarak 18 ila 19 milyon kişinin düzenli olarak sigara kullandığını dile getiren Atalay, ortalama her 2 erkekten ve her 4 kadından birinin sigara içtiğini söyledi.

"Geçtiğimiz hafta ülkeyi yasa boğan Maraş'ta ve Urfa'da yaşanan elim olayla birlikte internet oyunu bağımlılığı tekrar gündeme geldi. Söz konusu oyunun Türkiye'de yaklaşık 4 milyon aktif oyuncusu bulunuyor, günlük oynayan kişi sayısı ise yaklaşık 500 bin civarında. Türkiye'de milyonlarca ergen çocuk ve yetişkinlerin bağımlı hale geldiği en az 7 popüler oyun var. Oyunların tek başına suç üretmediği fakat bağımlılık düzeyinde kullanım, psikolojik sorunlarla birleştiğinde tehlikeli bir süreç ortaya çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü 2018'de oyun bağımlılığını resmi olarak bir ruh sağlığı sorunu ve akıl hastalığı olarak kabul etmiştir."

Çözüm önerileri Atalay, bağımlılıkla mücadele stratejisinin yurt dışında yaşayan vatandaşların ve öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgeleri de kapsaması gerektiğini belirterek, özellikle Avrupa'da yaşayan Türk toplumu, Kuzey Makedonya ve KKTC'deki üniversite gençliğinin kumar ve uyuşturucu bağımlılığı sarmalı tehlikesi altında olduğunu ifade etti.

Osman Atalay, Türkiye'nin bağımlılık sarmalından kurtulması için daha radikal politikalar gerektiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

"Güçlü bir kurumsal muhataplık mekanizması oluşturulmalı. Kamu, STK, medya ve üniversiteler arasındaki koordinasyon kopukluğunu da rehabilite ederek başlatmalıyız. Türkiye'de 205'i üniversite olmak üzere toplam 74 bin 40 okul var, 1 milyonun üzerinde öğretmenimiz görev yapıyor. 90 bin camide ise 135 binin üzerinde diyanet personeli görev yapmaktadır. Bu potansiyel bağımlılıklarla mücadelede önemli roller üstlenmelidir. Toplumsal farkındalık politikaları ilköğretim kurumlarında yoğunlaştırılmalı, çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren bağımlılıkla mücadele bilinci aşılanmalıdır."

📰
Kaynak
Sondakika Güncel
✍️
Yayımlayan
Serik Haberleri
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →