Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından "7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi" düzenlendi.
Bir otelde düzenlenen kongrenin açılışında konuşan Bakan Ersoy, dünya tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinin yaşandığını, ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşümün olduğunu söyledi.
Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Ersoy, "Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü işbirliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu işbirliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız." diye konuştu.
Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde işbirliklerine büyük önem verdiğini, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların her zaman öncelikli olarak değerlendirdiğini vurguladı.
"Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diyen Ersoy, Bakanlığın destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu buluşmanın bu açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi.
"Türkiye güçlü bir destinasyon haline gelmiştir"
Ersoy, kongrenin ana temasını "Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm" olduğunu aktararak, turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştukları bu platformda, dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmanın son derece kıymetli olacağını söyledi.
Türkiye turizminin son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Ersoy, şunları kaydetti:
"Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir.
Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında, turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir."
"Turizm aynı zamanda güçlü bir diplomasi aracıdır"
Dünyaya bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını dile getiren Ersoy, "Geleceğe Miras Projelerimiz, Gece Müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır." dedi.



