Çekmeköy'de öğretmeni Fatma Nur Çelik'i bıçaklayarak öldüren, 2 kişiyi de yaralayan lise öğrencisi F.S.B'nin 3 ayrı suçtan 126 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.
Anadolu 2. Çocuk Ağır Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, öğretmen Çelik'in ailesi, müştekiler, mağdur çocuklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da hazır bulundu.
MAĞDUR ÇOCUKLAR İLE KATİL ZANLISI İLE YÜZ YÜZE GELMEK İSTEMEDİİddianamenin okunmasıyla başlayan duruşmada, sanık F.S.B. ile yüz yüze gelmek istemeyen çocuk mağdurlar önce dinlendi. Mağdurlar beyan verirken, F.S.B'nin içerisinde bulunduğu koridorun kapısı aralık bırakıldı, sanık bu şekilde duruşmayı dinledi. Mağdur çocuklar duruşma salonundan ayrıldıktan sonra sanık F.S.B. salona alındı.
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, F.S.B'nin tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı tanıkların dinlenmesi için 27 Nisan Pazartesi gününe erteledi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 2 Mart'ta okulun bahçe kapısından içeri girerek hangi öğretmenin hangi gün ve saatte hangi sınıfta derste bulunduğunu gösteren ders programı dosyalarını incelediği belirtilen sanık F.S.B'nin hareketlerinin hedef belirlemeye yönelik olduğu ifade ediliyor.
İddianamede, F.S.B'nin öğretmen Fatma Nur Çelik'in ders verdiği 206 nolu sınıfa girdiği, hiçbir uyarı ya da tartışma yaşamadan doğrudan masasında oturan Çelik'e yöneldiği, 4-5 bıçak darbesiyle sırt bölgesinden saldırdıktan sonra sınıftan hızla çıktığı anlatılıyor.
Olay sonrasına ilişkin görüntülere değinilen iddianamede, öğretmen Çelik'in sınıftan çıktıktan sonra bir süre koridorda ayakta kalmaya çalıştığı ve duvara tutunarak ilerlediği, vücudunun özellikle sırt ve sol kürek kemiği civarında yoğun kanama olduğu, kaldırıldığı hastanede aynı gün vefat ettiği aktarılıyor.
İddianamede, F.S.B'nin olay günü ders programını inceleyerek öğretmenlerin yerlerini tespit etmesi, ardından doğrudan 206 nolu sınıfa yönelmesi, sınıfa girdikten sonra herhangi bir tartışma, uyarı veya ani gelişen bir durum olmaksızın doğrudan Çelik'i hedef alması dikkate alınarak, saldırının ani bir refleks değil, yoğunluk ve devamlılık gösteren bir icra hareketi olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
F.S.B'nin eyleminin olay anında "doğmuş ani ve geçici öfke patlaması"nın ürünü olmadığı, aksine aylar öncesine yayılan, giderek derinleşen, zihinsel olarak beslenen ve nihayet somut icra hareketine dönüştürülen süreç sonunda gerçekleştiği iddianamede vurgulanıyor.
Rehberlik ve psikiyatri raporları
Okul rehberlik birimince 2025 yılı başlarından itibaren düzenlenen görüşme ve yönlendirme formlarında F.S.B'nin içe kapanma, kendine zarar verme, yoğun öfke, davranış bozulması, çevreye uyum güçlüğü ve psikiyatrik destek ihtiyacı nedeniyle izlem altına alındığı aktarılan iddianamede, F.S.B'nin bu görüşmelerde sesler duyduğunu, bu seslerin kendisine zarar verici telkinlerde bulunduğunu anlattığı, başka aşamada ise rehber öğretmenine "Birisini öldürmek istiyorum." biçiminde beyanda bulunduğu, bu beyan üzerine ailenin tekrar çağrıldığı ve psikiyatrik sevk sürecinin işletildiği bilgisi yer alıyor.
İddianamede, İstanbul Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin sağlık kurulu raporunda ise F.S.B'nin zaman zaman reddedilmiş ve kırgın hissettiğini, zira okula devam edememesini depresif duygularının nedenlerinden biri olarak gördüğünü ifade ettiği, okuldan uzak kalması sebebiyle öğretmenlerle ilgili husumet, kırgınlık ve dışlama algısını zihninde büyüttüğü değerlendirmesine yer veriliyor.


