ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Almanya'da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını ve 6 küresel hedefini açıkladı. Bakan Kurum, "COP31'in temel yaklaşımı açıktır: Uygulamayı daha da hızlandırmak, sonuç almak. Bugün dünya, verilen kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Gelin, beklemek yerine harekete geçelim, niyeti uygulamaya dönüştürelim" dedi.
Bonn İklim Değişikliği Konferansı için Almanya'ya giden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konferansın 2'nci gününde COP31 Eylem Gündemi'ne ilişkin sunum yaptı. Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini, bu kapsamda herkesle görüşerek istişarelerde bulunduklarını söyledi. Süreç boyunca diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel değer üzerine hareket ettiklerini anımsatan Bakan Kurum, Türkiye olarak vizyonu da "Geleceğin COP'u" yaklaşımıyla inşa ettiklerini kaydetti.
'COP31'İN KALICI MİRAS BIRAKABİLECEĞİ ALANLARA ODAKLANDIK'
Bu süreçte taahhütleri somut eylemlere ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek istediklerini ifade eden Bakan Kurum, "COP31 Eylem Gündemi; ortaklıkları güçlendirmeyi, pratik çözüm yollarını geliştirmeyi, uygulamaya katkı sağlamayı ve kalıcı bir miras bırakmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31'in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık" diye konuştu.
EYLEM GÜNDEMİ'NİN 10 ÖNCELİKLİ ALANI
Bakan Kurum, Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını şöyle anlattı:
"Döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarını ve metan gazının azaltılmasını önceliklendirdik. Atık meselesi artık yalnızca çevre yönetimi değil, aynı zamanda iklim eyleminde en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biridir. Adil ve güçlü bir dönüşümün yolu, güvenli enerjiye erişimden geçmektedir. Bu nedenle de herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlamak amacıyla temiz enerji ve elektrifikasyon çalışmalarını gündeme aldık. Gıda sistemlerimizin dönüşümünü sağlamanın çok önemli olduğunu, bilhassa gelişmekte olan ülkelerin gıdaya ulaşımı zorlaşmış ülkelerin dirençli bir gelecek inşa etmesi adına çiftçilerimiz için gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımı öncelikli tema yaptık. Zira, iklim krizinin sofraya, üretime ve kırsal hayata doğrudan etkisi, bu başlığı artık ertelenemez hale getirmiştir. Sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeşil sanayileşmeyi gündemimize aldık. İnancımız şu ki; üretim, ticaret ve istihdam bu dönüşümün dışında kaldığında kalıcı sonuç almamız mümkün değil."
İKLİM DOSTU DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE GENÇLER
Kıyı ve deniz ekosistemlerini korumak amacıyla okyanuslar ve denizleri ayrı bir başlık olarak ele aldıklarını kaydeden Bakan Kurum, "Denizlerin; iklim dengesinin, gıda güvenliğinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının merkezinde olduğunu gözler önüne bir kez daha sermiş olduk" dedi. Herkes için güvenli yaşam alanları oluşturmak adına iklim dostu dirençli şehirleri önceliklendirdiklerine dikkat çeken Bakan Kurum, "Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliğinin etkileri en görünür biçimde şehirlerde, mahallelerde ve insanların günlük hayatında hissedilmektedir" diye konuştu. Bakan Kurum, diğer bir öncelikli alanın ise 'gençler' olduğunu belirterek, "Gençlerin enerjisinden, heyecanından ve üretkenliğinden en güçlü şekilde yararlanmak için gençlik katılımını Eylem Gündemimizin merkezine yerleştirdik. 'Gençler bu işin öznesi olacak' dedik. Bunun sebebi de gençlerin geleceğin muhatabı olmasının ötesinde, bugünün çözüm ortağı olması gerektiğine olan inancımızdır" ifadelerini kullandı.
'HEDEFİMİZ İKLİM KAYNAKLI ŞOKLARI ÖNCEDEN GÖREN SAĞLIK ALTYAPILARINI DESTEKLEMEK'
'Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri'nin diğer önemli başlıklardan biri olduğunun altını çizen Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İklim krizinin insan sağlığı, kamu hizmetleri ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkilerini dikkate alarak, dinamik ve dirençli sağlık sistemlerini gündemimize aldık. Hedefimiz; iklim kaynaklı şokları önceden öngören, bu şoklara uyum sağlayan ve hızla toparlanabilen sağlık altyapılarını desteklemektir. Ayrıca iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında daha güçlü bir sinerji kurmak için sektörler arası ortak eylemleri destekleyeceğiz. Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanmasını güçlendirmek ve verilen taahhütleri somut çıktılara dönüştürmek üzere ilave bir destek sistemini de devreye alacağız. COP31'in temel yaklaşımı açıktır: başlık üretmek değil, uygulamayı daha da hızlandırmak; niyet beyan etmek değil, sonuç almak. İklim eyleminin sonuçlarını şehirlerde, tarlalarda, evde, sanayide, enerjide, okullarda, hastanelerde ve insanların hayatında hissedilir hale getirmek istiyoruz."


