Kazakistan’daki Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi ve ikili temaslarını tamamlayarak İstanbul’a dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönüş yolunda uçakta gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Erdoğan, Ankara'daki kritik NATO Zirvesi, CHP'den AK Parti'ye geçen başkanlar, 15 yaş altına sosyal medya sınırı ve yeni anayasa konusunda dikkat çeken mesajlar verdi.
Terörsüz Türkiye ile ilgili soruya yanıt veren Erdoğan, "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretle ilgili açıklaması şu şekilde;
"Kıymetli basın mensupları, değerli arkadaşlar, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kazakistan’da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ile Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’ne katılmak üzere Astana ve Türkistan’a gerçekleştirdiğimiz ziyareti tamamlamış bulunuyoruz. Kıymetli kardeşim Kasım Cömert Tokayev, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergiledi. Kendilerine ve Kazak makamlarına bir kez de sizlerin aracılığıyla teşekkür ediyorum. Astana’daki görüşmelerimizde ilişkilerimizi, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduk. İlişkilerimizin seyrinden duyduğumuz memnuniyeti ve iş birliğimizi her alanda derinleştirme kararlılığımızı teyit ettik. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak, Sayın Tokayev’le birlikte “Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortak Bildirisi”ne imza attık. Başarılı geçen 6. Konsey toplantımızın iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını düşünüyor ve şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Değerli basın mensupları, Kazakistan ziyaretimizin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’ne iştirak ettik. Mevcut iş birliğimizi dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen “Türkistan Bildirisi”ni, Türk devletleri liderleriyle birlikte imzaladık. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettik. Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Teşkilat’ın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana’da gerek Türkistan’da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyor, şimdi sözü sizlere bırakıyorum."
SORU: Bugüne kadar Türk dünyası konusunda en fazla çalışmalar yapan ve somut sonuçlar elde eden lidersiniz. Önümüzdeki dönemi “Türk Yüzyılı” olarak tanımladınız. Bu kapsamda bundan sonraki süreçte, Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediğiniz en önemli vizyonunuz, hedefiniz nedir?
SORU: Önümüzde “Körfez Krizi” olarak tabir edilen, Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları ve Körfez’in ateşe atıldığı bir süreç söz konusu. Gerek Amerika Birleşik Devletleri nezdinde gerek İran nezdinde güçlü bir ülkeyiz. Siz de güçlü bir lidersiniz ve bu ülkelerle iyi ilişkileriniz var. Bu kriz neden çözülemiyor efendim? Ne yapılmadı da bu hale geldi ya da sizin bakış açınızla bu saatten sonra neler yapılmalı ki; biz ve dünya aynı zamanda bu sorunun üstesinden gelsin?
"Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır."
SORU: Türkiye yakın bir zamanda Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve NATO’nun tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Bu zirvede gündemde daha çok savunma harcamalarının karara bağlanması var ama daha önemlisi NATO’nun geleceği belki burada konuşulacak. Bizim Türkiye olarak NATO’nun geleceğine dair perspektifimiz nedir?
SORU: Türkiye her fırsatta Avrupa Birliği’ne tam üye olma vizyonunu ve talebini ortaya koyuyor. Bununla beraber temel konulardan biri olan gümrük birliği ve vize konusunda henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bu konularda bir yapısal iyileşme, olumlu yönde bir gelişme beklenebilir mi? Diğer taraftan bütün bu süreçlerin sürüncemede kalması, üyelik konusu dahil olmak üzere, Avrupa Birliği içinde bazı ülkelerin Türkiye’yi kendilerine rakip olarak görmesinden mi kaynaklanıyor?
SORU: Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü konusunda yeni bir gelişme var mı? Bununla birlikte milli ve yerli savaş uçağımız KAAN’a da ilginin yoğun olduğunu görüyoruz. En son İspanya'nın da KAAN ile ilgilendiğine yönelik haberler çıkmıştı. Üretim ve ihracat konusunda hangi aşamadayız?
"F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026’da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor."



