Tarihin en büyük küresel enerji krizi daha yeni başlıyor.
Geçici bir ateşkes de ABD ve İsrail'in İran'la savaşının sona ermesi de, ucuz petrol ve doğalgazın aktığı savaş öncesi döneme geri dönmemizi sağlayamayacak.
Krizden çıkma süreci birçok neden yüzünden uzun ve pahalı olacak.
Bu nedenlerin başlıca altısı şöyle:
Basra Körfezi'nden petrol taşıyan bir tankerin alıcılara ulaşması bir ila bir buçuk ay sürüyor. Savaş tam bir buçuk ay önce başladı. Hürmüz Boğazı bu sürede fiilen kapalı kaldığı için, dünya yeni yeni petrol arzı eksikliğiyle karşı karşıya kalmaya başlayacak.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, "Nisan ayı Mart ayından çok daha kötü olacak. En temkinli tahminlere göre bile arz açığı iki katına çıkacak" diyor.
"Bu, enflasyon ve ekonomik büyümede yavaşlamaya neden olacak. Ve çok daha kötü olabilir. Birçok ülkede enerji tüketimi yakında karneye bağlanabilir."
Petrol tankerleri ilk aşamada savaştan önce ihraç ettikleriyle aynı miktarda petrolü boşaltmaya devam etseler de savaş yüzünden petrol fiyatları fırladı.
Şimdi ise arz miktarı fiziksel olarak azaldığından, Hürmüz Boğazı hemen yeniden açılsa bile fiyatlar kriz öncesi seviyelere inmeyecek.
Hürmüz Boğazı açılsa da ideal koşullar altında, arzın toparlanması bir ila bir buçuk ay sürebilir. Fakat gerçekte, ABD Enerji Bakanlığı'nın istatistik biriminin son raporunda petrol kıtlığının 2026 yılının sonuna süreceği öngörüldü.
Aslında petrol arzı, çözümü en kolay sorun. Nihai bir barış olursa Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer ülkeler üretimi hızla artırabilir. Doğalgazdaki durum ise çok daha kötü.
Savaştan önce dünya, Rusya'nın Avrupa'ya karşı bir koz olarak kullandığı, 2022'deki enerji krizini tetikleyen, boru hatlarından gaz tedarikine bağımlılıktan kurtulmak için, agresif bir şekilde sıvılaştırılmış doğalgaza geçmeye çalışıyordu.



