Orta ve Doğu Karadeniz'deki fındık üreticileri, yeni hasat sezonu öncesinde verimli ve kaliteli hasat için bahçelerindeki bakım çalışmalarına başladı.
Trabzon, Ordu ve Giresun'daki üreticiler, fındık dallarının yeşermeye başladığı bugünlerde iyi bir sezon geçirmek için çalışıyor.
Fındık bahçelerindeki yabani otların temizliğine başlayan üreticiler, kozalak akarı ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla da mücadele edecek.
Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, AA muhabirine, her üründe olduğu gibi fındıkta da her ay yapılması gereken çalışmalar olduğunu söyledi.
Üreticilerin bugünlerde bahçelerindeki yabani otları temizlediğini belirten Ergan, "Bundan sonra da fındığın zararlılarla mücadelesiyle, gübrelenmesiyle alakalı çalışmalar olacak. Biz bununla ilgili hem üreticilere hem de üyelerimize neler yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz." diye konuştu.
Ergan, süreklilik arz eden bu çalışmaların aksatılmasının ürünün verimini ve kalitesini etkilediğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kozalak akarı ile hem ilaçlı hem de mekanik dediğimiz şekilde elle toplama yapılmalı. Toplanan akarlar da mutlaka yakılarak yok edilmelidir. Kahverengi kokarcayla ilgili 2017'de TTB olarak mücadele yapılması gerektiğini ilk biz dile getirdik. Bunun için toplantılar, uyarılar yaptık. Bununla da yetinmeyerek köylere kadar giderek, üreticileri bilgilendirdik. Üreticilere örnek olsun diye zirai ilaçlar dağıttık."
"Verim ve kaliteye öncelik veriyoruz"
Özellikle kokarca ile topyekün bir mücadele gerektiğine dikkati çeken Ergan, "Bu mücadelede üreticilerimizin de birlikte hareket etmesi, bahçesi yan yana olanların aynı duyarlılığı göstermesi lazım. Aksi takdirde bir bahçede yapılan ilaçlama ile kokarca yok edilmeye çalışırken, hemen yanındaki bahçede barınma ve üreme imkanı bulabilmektedir. Bu da yapılan mücadeleyi boşa çıkarmaktadır." dedi.
Ergan, Türkiye'de 750 bin hektarı aşkın fındık bahçesi olduğuna değinerek, şunları kaydetti:
"Ortalama 100 kilogram üretebilsek 750 bin ton eder. Geçen yılki rekoltenin 400 bin ton civarında olduğunu, bunun da dünya tüketimi için yeterli olmadığını bilirsek, üretimimizi mutlaka arttırmaz gerekiyor. Aksi takdirde üretimi arttıran diğer ülkeler, pazardaki payımızı azaltabileceklerdir. Onun için borsa olarak verim ve kaliteye öncelik veriyoruz. 'Daha çok çalışıp, daha çok üretip, daha çok satıp, hep birlikte daha çok kazanalım' diyoruz."
"Kahverengi kokarcayla kimyasal mücadele devam edecek"



