İsrail'in ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka ve saldırıların gölgesinde Filistinliler, bayram öncesi kısıtlı imkanlarla alışveriş yapmaya çalışıyor.
Gazze Şeridi'ni iki yıl boyunca hedef ayırt etmeden ağır saldırılar düzenleyen İsrail ordusu, Ekim 2025'te varılan ateşkese rağmen hem saldırılarına hem de sınır kapılarındaki kısıtlı uygulamalarına devam ediyor.
Ateşkesin ardından ikinci bayramlarını yaşayacak olan Gazze sakinleri, bu bayrama da yıkıntılar ve zor şartlar altında giriyor.
Filistinliler, tüm bu kısıtlı imkanlara rağmen hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor. Esnafl ellerinde olan ürünleri en güzel şekilde müşterilerine sunmaya çalışırken, bölge sakinleri eskisi gibi alışveriş yapamasa da tezgahlar arasında dolaşıyor.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda da kurulan pazarda alışveriş sirkülasyonu kötüleşen insani ve ekonomik koşullar nedeniyle buruk geçiyor.
Gazzeliler için tehlikeli ve istisnai bir bayram
Nusayrat Kampı Mahalle Komiteleri Sorumlusu Nebil Veşşah AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu bayramın Gazze Şeridi'nde çok tehlikeli ve istisnai bir durumda karşıladıklarını ifade etti.
Gazze halkının bayramda hüzünlü ve imkansızlıklar içerisinde olduğunu ifade eden Veşşah, "Pazarda insan kalabalığına rağmen gelenlerin ellerinin boş olduğunu görüyoruz. Ellerinde çanta ya da poşet yok, bayram için tatlılar ya da giysiler alamıyorlar." dedi.
Gazze halkının alışveriş yapacak durumununu olmadığını ve ihtiyaç sahibi olduğunu vurgulayan Veşşah, "İş yok, maaş yok. Gazze dışındaki akrabalarından gelen herhangi bir para transferi de yok. Gazze'de hayat gerçekten çok zor, çok ama çok zor. Allah bu bayramı tüm dünya Müslümanlarına güvenlik ve barış içinde nasip etsin." diye konuştu.
"İçimiz buruk" Filistinli Luay el-Amsi ise yaralı kızıyla pazara geldiklerini söyledi.
Amsi, "En azından bayram havasını, coşkusunu onun da yaşamasını istedim. Kızımın geçirdiği yaralanmadan ve ablasını kaybettikten sonra içine düştüğü o buruk ruh halinden biraz olsun çıkarabilmek için buradayız." dedi.
Yaşadıkları karşısında sabırlı olmaları gerektiği ve bunun karşılığında hayırlı olanın verileceğini söyleyen Amsi, "Sevinmek istiyoruz. İçimiz buruk, kalbimiz yaralı ama yine de sevinmek istiyoruz." dedi.



