İlim Kültür Eğitim (İLKE) Vakfınca hazırlanan "Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm" raporunun sunumu gerçekleştirildi.
Vakfın Üsküdar'daki binasında gerçekleşen toplantıda, raporun sunumunu gerçekleştiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Aysan, raporda daha çok nüfus ve toplumsal değişime odaklandıklarını, nüfusun yaşlanması, doğurganlığın düşüşü ve aile yapısının değişimi üzerine çalıştıklarını söyledi.
Aysan, raporun hukuktan kültüre kadar 11 farklı bölümde hazırlandığını dile getirdi.
Raporda, veri olarak daha çok TÜİK'in kamuya açık verilerini kullandıklarını belirten Aysan, raporda düşen doğurganlık oranının ele alındığını, Türkiye'nin de Ukrayna, Arjantin, Şili, Çin, Güney Kore gibi doğurganlık oranı düşen ülkeler arasında yer aldığını kaydetti.
Ülkede ortalama hane büyüklüğünün 2010'ların başında 3,8 seviyesindeyken günümüzde 3,08'e kadar düştüğünün raporda yer aldığını anlatan Aysan, bununla birlikte toplam hane sayısında da artış olduğunu aktardı.
Türkiye'de evlenme oranlarının düştüğüne dikkati çeken Aysan, "İlk evlenme yaşı erkeklerde ve kadınlarda 30'lu yaşlara gelmiş durumda. Bu eğitimli bireylerde 30'u bile geçiyor. Bu da doğal olarak doğurganlığı da etkileyen önemli bir faktör. Özellikle tek kişinin yaşadığı hane halkı önemli. 2014 ile 2025 arasında yani 11 yıl gibi kısa bir sürede yüzde 14'ten yüzde 21'e çıkmış durumda. Diğer taraftan çekirdek aile dediğimiz grup 45'lerden 37'ye düşmüş. Geniş aile ise 16'dan 13'e kadar düşmüş." ifadelerini kullandı.
Aysan, raporda aktif yaşlanma endeksini de ele aldıklarını belirterek, "Bu Türkiye'de 30 iken Avrupa Birliği ortalaması 37 civarında seyrediyor. Bu da yaşlanan toplumun ihtiyaçları üzerine bizim daha fazla politika üretmemiz gerektiğini bize gösteriyor." dedi.
Raporda bir diğer önemli incelemenin eğitim konusunda yapıldığını dile getiren Aysan, okullaşma oranlarının yükselmesinin önemli bir nokta olduğunu ifade etti.
Aysan, "Sadece yükseköğretimde değil diğer ortaokul ve üstü eğitim seviyelerinde de bir artış var. Mesela lisans mezunu 2008'de yüzde 9 iken yüzde 21'e çıkmış. Lise yüzde 17'den yüzde 24'e çıkmış. Buna mukabil ilkokul mezunu yüzde 54'ten yüzde 43'e düşmüş. Okuma yazma bilmeyen oranı da yüzde 12'den yüzde 3'e düşmüş. Aslında bu ortalamalarda OECD ve Avrupa Birliği ortalamalarına yakın ortalamalar olduğunu söyleyebiliriz." açıklamalarında bulundu.
Vakfın bünyesinde araştırma merkezlerinin olduğunu kaydeden Öztürk, "Üretimlerimizi bu araştırma merkezleri üzerinden yürütüyoruz. Rapor, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu önemli toplumsal dönüşümleri veriler ışığında anlamaya, tartışmaya ve ilgililere sunacak." diye konuştu.
Öztürk, hazırladıkları raporun Türkiye'nin problemlerini anlamak için önemli olduğunu belirterek, "Nüfus düşüyor, yaşlanıyor, bir taraftan haneler yine küçülüyor, önemli değişim dönemleri yaşıyoruz. Rapor 'Türkiye'de neler oluyor?' sorusuna çok farklı alandan uzman hocalarımızın katkılarıyla cevap vermeye çalışıyor." dedi.
Sunumunun ardından akademisyenler, rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.



