Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu Üyesi ve AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Nurettin Alan, Haberler.com'da Melis Yaşar'ın konuğu oldu.
Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edilen 12. Yargı Paketi'nde yer alan düzenlemeleri değerlendiren Alan, IBAN kullanımına ilişkin yeni yaptırımlardan dolandırıcılık suçlarına, miras hukukundan tazminat davalarına kadar birçok önemli başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
12. YARGI PAKETİ VE GENEL DÜZENLEMELERAlan, şu ifadeleri kullandı: “Evet, on ikinci yargı paketinde neler vardı? Ana başlıklar halinde belki sıralayacak olursak: On ikinci yargı paketinin en önemli özelliklerinden birisi yargının hızlandırılması, etkinliğinin artırılmasına ilişkin düzenlemeler vardı. Burada özellikle hani bir söz vardır, geciken adalet adalet değildir. Yargıda hızlılığı nasıl artırabiliriz? Yargıda yavaşlamaya sebep olan durumlar neler? Yapılan tespitler çerçevesinde onları hızlandıracak birtakım düzenlemeler vardı.
Yine Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği kararlar vardı. Onlarla ilgili yeni düzenlemeler yapılması gerekiyordu. Bu Anayasa Mahkemesi, bazı iptal ettiği kararlarda belli bir süre veriyor; "9 ay içerisinde yeni bir düzenleme yapılmak üzere yürürlüğe girer" diye iptal kararı. Ona ilişkin düzenlemeler vardı; hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi herkesi ilgilendiren başka düzenlemeler vardı. Yine borçlar hukukunda ve usul hukukunda yaptığımız birtakım düzenlemeler vardı.
Komisyon aşamasında aslında yargı paketine giren herkesin IBAN düzenlemesi olarak bildiği IBAN düzenlemesi vardı. Bunları gece saat 5'e kadar komisyonda çalıştık. Yaklaşık 3'e doğru herhalde, gece 3'e doğru çalışmalarını tamamladık. Meclisimize sevk ettik. Ana başlıklar halinde söyleyebileceğim, yargı paketimizin içerisinde 31 madde olmuş oldu. 31 maddeden ibaret bu düzenlemeler, bu ana başlıklar altında 12 farklı kanunda değişiklik yapan düzenlemeler vardı.
Şimdi IBAN düzenlemesi bu kamuoyunda da işte IBAN mağdurları veya TCK 128 mağdurları diye bayağı bir ses getiren bir düzenlemeydi. IBAN düzenlemesinde now önce olaylar nasıl olaylar oluyor onu anlatmakta fayda var. Ceza Kanunu 158. madde dolandırıcılık suçunu düzenliyor. Yani dolandırıcılıktan kişilerin nasıl cezalandırılacağını düzenliyor. Yine bu maddede belli şartların oluşması halinde, 157 ve 158 diyelim tabii ki, ağırlaştırıcı sebepleri anlatıyor.
Burada bunlardan bir tanesi de IBAN'ını veya banka bilgilerini veya kripto bilgilerini veya işte başkaca... Çünkü işte artık hesap sistemleri olabildiği kadar değişti, ödeme kuruluşu bilgilerini bir başkasına bir bedel karşılığı veya bedel olmakla beraber bir iştirak iradesiyle kullandırmak da bir suç. Uygulamada bunu artık IBAN kiralama gibi şeyler söylüyorlar. Tabii ki IBAN'ınızın bir başkasına kullandırılması kesinlikle suç. Ama sanki böyle bir menkul kiralama gibi, IBAN kiralamaktan bahsediliyor. Böyle bir şeyden bahsediyor ama bu suçtur.
Bunlarla ilgili elbette ki özellikle bu dolandırıcılar, internet üzerinde veya sanal sistemler üzerinde yaptıkları dolandırıcılıklarda kendi IBAN'larını verirlerse ister istemez ortaya çıkacaklar haliyle. Onun için kendi IBAN'larını vermiyorlar, araya birilerini koyuyorlar. Birilerine diyorlar ki işte "Sizinle şöyle, IBAN'ınızı bize kiralayın, size şu kadar para verebilirim" gibi. Onları araya koyarak kendilerini kaybettirmeye çalışıyorlar ve kaybettiriyorlar, başarılı da oluyorlar bazen.
Ama burada IBAN'ını kullandıran kişiler her şeyle, elektronik sistemler yönüyle de ortada kalıyor. Burada onların bu dolandırıcılık işine aracılık etmesi aslında dolandırıcılığın yapılmasını sağlayan en önemli şeylerden bir tanesi. Tabii bunlar belki olayın vahametinin ilk başında farkında değil ama sonrasında yargılandıkları zaman daha da farkına varıyorlar. Burada da IBAN'ını bir şekilde vermiş olanları IBAN mağdurları diye böyle toplum içerisinde "IBAN mağduru" şeklinde tanımlamaya çalışıyorlar.
Aslında burada bizim baktığımız şey; IBAN mağduru dersek veya bir mağdur arıyorsak, parasını kaptıran kişi, dolandırılan kişi. Adam hayatı boyunca bir ev parası biriktirmiş. İşte bununla ev alayım, çoluğumla çocuğumla oturayım, emekli olunca oturayım veya işte bir şekilde başıma sokacak bir evim olsun demiş. Birileri gelmiş, bütün parasını almış, gitmiş. Bir daha da bu parayı biriktiremeyecek bu adam. Hayatı, hayali, her şeyi bitmiş ve buna bir şekilde kavuşamıyor. İşte asıl bizim buradaki, hem IBAN'la ilgili yaptığımız düzenlemede birinci olarak değerlendirdiğimiz, parasını kaptırmış kişilere bu parasını iade etmenin yolu, yöntemi nasıl olur? Birincisi onları değerlendirdik. Yani bize göre asıl mağdur, parasını kaptıran kişiler.
Şimdi burada belki de biraz ceza hukukundan da, temel prensiplerinden bahsederek oraya girersek aslında daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Ceza hukuku sistemimizde sanıkların bir olaya iştirakiyle ilgili aşamalı cezalandırma sistemleri var. Bu ne demek? Birincisi, asli maddi fail, fiili irtikap eden diyoruz. Gayet biraz teknik terim ama burada bir kişi bir iradeyle ortaya geliyor. Diyor ki: "Ben bu adamı dolandırayım. Bunun parasını alayım. Kendi zimmetime, bir şekilde kendi hesabıma geçireyim." Ama bunu direkt yapmıyor. Bunu yaparken araya bir tane başkasını koyuyor, bunu ortak yaparak bir iştirak iradesiyle. Asli maddi fail dediğimiz, asıl bu organizasyonun başındaki adam. Ama üzerinden bütün işlemlerin döndüğü kişi bir başkası. Onun hiçbir yerde adı geçmiyor asıl maddi failin.
Yargılamamızda bütün olaylar aynı hesap sahibi üzerinden döndüğü için bu, suçun asli maddi faili olarak görünüyordu. Yani bu suçu her yere... İşte banka kayıtlarına bakıyorsunuz, bu işlemiş. Para bunun hesabına gelmiş, para bunun hesabından çıkmış. Her şekliyle asli maddi fail benzeri bir şey. Ama bakıyoruz ki, yani bütün şeylerden, bunun başkası tarafından bütün... Belki bir miktar para alıyor kendince IBAN'ı kiraya verdiğini iddia ederek ama asıl parayı, asıl menfaati sağlayan kişi ortada yok.



