MEB'den Alevi-Bektaşi eğitim programı
Sağlık

MEB'den Alevi-Bektaşi eğitim programı

'MEB olarak uhdemize düşen, üzerimize sorumluluk olarak gördüğümüz bir süreci başlattık ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde çok değerli akademisyenlerimizin katkısıyla 12 modülden oluşan bir programı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığımızın onayıyla yürürlüğe koyacağız' - 'Muharrem ayı asırlardır milletimizin ortak hafızasında derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimidir'

Sondakika Güncel2 dk okumaYeniSağlık
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde, akademisyenlerin katkısıyla Alevi ve Bektaşiliğin temel esaslarına ilişkin 12 modülden oluşan yeni bir programı yürürlüğe koyacaklarını bildirdi.

Burada konuşan Tekin, Muharrem ayının millet, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Muharrem ayının İslam geleneğinde özel bir yere sahip olduğunu belirten Tekin, bu ayın aynı zamanda insanı kendisiyle, geçmişiyle ve değerleriyle yeniden buluşturan güçlü bir hatırlayış olduğunu dile getirdi.

Tekin, insanları millet yapan şeyin, müşterek hatıralar, ortak sevinçler, ortak acılar ve nesilden nesile aktarılan değerler olduğunu belirterek, "Geçmişin tecrübesini geleceğin ufkuyla buluşturan milli hafızamız bizlerin istikamet pusulasıdır. Bizleri asırlardır aynı ülke etrafında bir arada tutan, aynı ezana kulak veren, aynı bayrağın gölgesinde buluşan, aynı tarih şuuru ve kader birliğiyle geleceğe yürüyen ruh da işte bizim bu ortak hafızamızdır." diye konuştu.

Geçmişten devraldıkları büyük mirasın, bugünün gücü yarınların ise en sağlam teminatı olduğunu vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:

"Muharrem ayı da asırlardır milletimizin ortak hafızasında derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay vesilesiyle geçmişimizi anımsıyor, değerlerimizi yeniden düşünüyor ve geleceğe hangi ilkelerle yürüyeceğimizi muhasebe ediyoruz. Zira milletlerin hafızasında bazı hadiseler vardır ki yaşandıkları dönemin sınırlarını aşarak nesiller boyunca ortak bir bilinç ve sorumluluk kaynağı haline gelir. Kerbela da asırlardır yüreklerimize taşıdığımız ortak kaderimizdir. Hazreti Hüseyin'in ve ehlibeytin maruz kaldığı büyük acı, yüzyıllardır gönüllerimizde derin bir hüzün olarak yaşamaya devam etmektedir.

Elbette Kerbela'yı tarihi bir hadise olarak değerlendirmek eksik kalacaktır. Bu büyük hadise bize adaletin ehemmiyetini işaret eder. Hakkaniyetin ne kadar kıymetli olduğunu öğretir. İnsan onurunun her türlü hesabın üzerinde tutulması gerektiğini bizlere defalarca gösterir. Hazreti Hüseyin'in şahsında temsil edilen cesaret, sadakat, vakar ve ahlaki duruş bugün de insanlığa yol gösteren en güçlü ilkelerden birisi olmaya devam edecektir. İşte bu sebeple Muharrem Matemi'nin özü geçmişin acılarını bugünün ayrılıklarına dönüştürmek değildir. Asıl mesele yaşananlardan ders çıkarmak ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için vicdanlarımızı diri tutabilmektir."

"Bu kültürü gelecek kuşaklara aktaracak yeni bir süreci başlatıyoruz"

Bakan Tekin, Kerbela'yı doğru anlamanın, adaleti savunmayı, hakkı gözetmeyi, insan onuruna sahip çıkmayı ve kardeşlik hukukunu da korumayı gerektirdiğini, Kerbela'nın asırlardır canlı kalan mesajının dayanışmayı ve kardeşliği büyütme sorumluluğu olduğunu belirtti.

Kardeşliğin, farklılıklar içinde ortak zeminde buluşabilmek ve ortak bir geleceğe hep birlikte yürüyebilmek olduğunu söyleyen Tekin, "Muharrem ayının bizlere hatırlattığı en önemli hakikatlerden birisi de budur, acılar karşısında birbirimize daha fazla yakınlaşmak, ortak değerler etrafında kenetlenmek ve aramızdaki muhabbeti, dayanışmayı kuvvetlendirmek. Zira birlik ve beraberlik kendiliğinden oluşan bir kıymet değildir. Sürekli korunması, beslenmesi ve yaşatılması gereken büyük bir manevi sermayedir." ifadelerini kullandı.

Tekin, Türkiye'de son yıllarda güçlenen karşılıklı anlayış ve diyalog zemininin kıymetine değinerek, bu iklimin oluşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük payı olduğunu dile getirdi.

Bakan Tekin, bu anlayışla çocuklar ve gençlerin kökleriyle bağ kuran, farklılıkları zenginlik olarak gören, adaleti ve hakkaniyeti önceleyen sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesini arzu ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

📰
Kaynak
Sondakika Güncel
✍️
Yayımlayan
Serik Haberleri
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →