Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim süreçlerinde en temel vazifelerinin çocukların içindeki potansiyeli fark etmek, geliştirmek ve onların kendi yollarını güvenle inşa edebilecekleri bir imkan sunabilmek olduğunu bildirdi.
Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile UNICEF işbirliğinde özel gereksinimli bireylere yönelik hayata geçirilen "Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nin tanıtım programına katıldı.
MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen programda konuşan Bakan Tekin, Milli Eğitim Müsteşarlığı döneminden bu yana özel eğitimin özel önem verdiği bir alan olduğunu söyledi.
Herkesin özel eğitime ihtiyaç duyduğunu aktaran Tekin, bu alanı özel bir yerde gördüğünü ifade etti.
Dünya üretim biçimlerinin, mesleklerin ve çalışma hayatının yeniden şekillendiği bir dönemi yaşadıklarının altını çizen Tekin, "Böyle bir dönemde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin mesleki hayattan uzak kalması hem insan kaynağı açısından hem de toplumsal adalet açısından kabul edilemez bir eksikliktir." dedi.
"Çocuklarımızın içindeki cevherleri parlatmak bizim ana arzumuz"
Bakan Tekin, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için atölyelerin okulun içinde açılmış bir ifade etme alanı olduğunu belirterek, buraların çocuğun hayata geçişinin ve hayatla buluşmanın provası olduğunu dile getirdi.
Bu uygulama alanında el becerisinin davranışa, davranışın mesleki yeterliliğe, yeterliliğin ise öz güvene dönüştüğü bir eşik olduğuna işaret eden Tekin, "Özel eğitim alan bu evlatlarımız, bir ürünün üretim sürecinde yer alarak emek vermenin, ortaya bir değer koymanın ve toplumsal hayatın aktif bir parçası olmanın tecrübesini yaşayacaklar. Böylece sorumluluk alma, birlikte çalışabilme, üretebilme ve kendi ayakları üzerinde durabilme konusunda güç kazanacaklar." diye konuştu.
Bu sebeple özel eğitimde mesleki eğitimin bağımsız yaşamı ve toplumsal katılımı aynı anda ilgilendiren çok kritik bir kesişim noktası olduğunun altını çizen Tekin, şöyle konuştu:
"Bizim maarif anlayışımızda da her evladımızın kendine has bir istidadı, hayatla kuracağı bir bağı, topluma katacağı bir değeri mutlaka vardır. Eğitim süreçlerimizin en temel vazifesi çocuklarımızın içindeki bu potansiyeli fark etmek, geliştirmek ve çocuklarımızın kendi yollarını güvenle inşa edebilecekleri bir imkan sunabilmektir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin merkezinde yer alan bütüncül yaklaşım da tam da bu hakikatle başlıyor. Bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle, değeri eylemle buluşturmak, çocuklarımızın içindeki cevherleri parlatmak, zihnini, kalbini, elini ve iradesini aynı terbiye anlayışı içerisinde geliştirmek bizim ana arzumuz."
"20 meslek alanında atölye standartları oluşturuldu"
Meselenin bir gencin okuldan hayata çıkarken kendi emeğine güvenebilmesi, üretim sürecine katılabilmesi, çalışma hayatında yer bulabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve toplum içinde bir varlık alanı kurabilmesi olduğunu bildiren Tekin, bu projenin özel eğitim alan öğrencilerinin de böyle bir noktaya hazırlamak için atölyeleri dört duvar olarak görmeyen bir anlayışla geliştirildiğini vurguladı.



