ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’da yapılması planlanan kritik müzakereler öncesinde İran’a yönelik sert tutumunu sürdüreceğini açıkladı. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasının bir anlaşma sağlanana kadar kaldırılmayacağını vurgulayan Trump, bu durumun İran ekonomisini "tamamen mahvettiğini" belirtti.
Trump, uygulanan kısıtlamalar nedeniyle İran’ın günlük mali kaybının 500 milyon doları bulduğunu iddia etti. Washington yönetimi, bu ekonomik baskıyla Tahran’ı yeni bir anlaşma için masaya oturtmayı hedeflerken, bölgedeki askeri ve diplomatik gerilim Pakistan’daki görüşmeler öncesinde zirveye ulaşmış durumda.
Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın, ABD ve Orta Doğu için "yapılmış en kötü anlaşmalardan biri" olduğunu savunan Trump, söz konusu anlaşmanın İran'a nükleer silah yolunu açtığını ileri sürdü.
Dönemin ABD yönetiminin, İran'a milyarlarca dolar nakit parayı uçakla gönderdiğini ifade eden Trump, ayrıca Tahran'a milyarlarca dolar paranın ödendiğini savundu.
ABD Başkanı, "Trump döneminde bir anlaşma yapılırsa, bu sadece İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa, Amerika ve diğer her yer için de barış, güvenlik ve emniyeti garanti altına alacaktır." değerlendirmesini yaptı.
Trump, İran'la ilgili son açıklamalarında, Başkan Yardımcısı JD Vance'in İslamabad'daki müzakerelere katılacağını ve İran'la "bu gece" bir anlaşma imzalanabileceğini umduğunu ifade etmişti.
Ayrıca Trump bir önceki açıklamasında şunları söyledi: "İran dün Hürmüz Boğazı'nda ateş etmeye karar verdi. Ateşkes anlaşmasının tam bir ihlali! Çoğu mermi bir Fransız ve bir İngiliz gemisini hedef aldı. Hoş değildi, değil mi? Temsilcilerim Pakistan'ın İslamabad kentine gidiyor. Müzakereler için yarın akşam orada olacaklar. İran kısa süre önce Boğazı kapatacağını duyurdu, ki bu tuhaf, çünkü bizim donanmamız zaten boğazı kapatmış durumda.
Farkında olmadan bize yardım ediyorlar ve boğazın kapanmasıyla günde 500 milyon dolar kaybedenler de onlar! ABD ise hiçbir şey kaybetmiyor. Aslında, şu anda birçok gemi, her zaman “sert adam” olmak isteyen Devrim Muhafızları'nın nezaketi sayesinde, yük almak üzere ABD'ye, Teksas'a, Louisiana'ya ve Alaska'ya doğru yol alıyor!
Çok adil ve makul bir anlaşma sunuyoruz ve umarım bunu kabul ederler çünkü eğer etmezlerse, ABD İran'daki her bir elektrik santralini ve her bir köprüyü yerle bir edecek. Artık iyi adam yok! Hızla ve kolayca yıkılacaklar ve eğer anlaşmayı kabul etmezlerse, son 47 yıldır diğer başkanlar tarafından İran'a yapılması gerekeni yapmak benim için bir onur olacaktır. İran ölüm makinesinin sona erme zamanı geldi."
Öte yandan Trump, şartların oluşması halinde İranlı liderlerle yüz yüze görüşmeye açık olduğunu belirterek, "Onlarla görüşmekte hiçbir sorunum yok. Eğer görüşmek isterlerse… Çok yetenekli insanlarımız var ama ben de görüşebilirim" dedi.
Müzakerelerin temelinde "değişmeyecek tek bir talebin" olduğunu belirten Trump "Nükleer silahlarını ortadan kaldırsınlar. Bu çok basit. Nükleer silaha yer yok" diye konuştu. İran'ın bu şartı kabul etmesi halinde ülkenin gelişme potansiyeli taşıdığını belirterek "Yoksa harika bir ülke olabilir" ifadelerini kullandı.
İran'ın bu şartı kabul etmemesi ya da müzakere masasının çökmesi durumunda ise ne olacağı konusunda detay vermekten kaçınan Trump "Tahmin edersiniz ki hoş şeyler olmaz" dedi.



