Dinamik yapısıyla Türkiye pazarı, yapay zekadan savunma sanayisine, otomotivden tüketici elektroniğine kadar birçok kritik alanda dönüşümü mümkün kılan "yarı iletken" sektöründe dikkati çekiyor.
Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) ve ZEISS işbirliğiyle yarı iletken teknolojilerinin geleceği, akademi ve sektör profesyonellerince Ankara'da gerçekleştirilen "Semiconductor Advances Summit'26"da ele alındı.
İki gün boyunca süren programda, yarı iletken teknolojilerinin farklı boyutlarını ele alan teknik oturumlar, sektörün küresel dinamikleri ve Türkiye'deki yarı iletken ekosistemine dair değerlendirmeler yapıldı.
Akademik ve endüstriyel perspektiflerin bir araya getirilerek kapsamlı çıktıların elde edildiği programda katılımcılar, teorik sunumların yanı sıra "Mikroskopide VR Deneyimi" ile en yeni teknolojileri de bizzat test etme fırsatı buldu.
ZEISS'ın ileri teknoloji çözümlerinin sergilendiği bölümlerde ise özellikle Crossbeam 750 platformu ilgi çekti. Yüksek hassasiyetli analiz ve numune hazırlama süreçlerindeki performansıyla dikkati çeken bu teknoloji, yarı iletken üretiminde kalite, hız ve doğruluk açısından sunduğu katkılarla öne çıktı.
Etkinlik boyunca ZEISS'ın, yarı iletken sektörüne sağladığı ileri teknolojilerle Türkiye'nin bu kritik alandaki gelişimine katkı sunduğu ve akademi ile endüstri arasında güçlü bir köprü kurduğu vurgulandı.
ZEISS Türkiye'nin yarı iletken ekosistemini küresel standartlara taşıma vizyonu öne çıkarken, şirketin bu alanda dünya genelinde stratejik bir çözüm ortağı olduğu ifade edildi.
Temiz odalarda araştırmalar sürüyor
UNAM İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir, AA muhabirine, ZEISS ve UNAM'ın yarı iletken teknolojilerindeki ilerlemesini konuşmak için bir araya geldiklerini söyledi.
Türkiye'de aslında yarı iletken üzerine akademik olarak önemli çalışmalar yapıldığını belirten Demir, "Bilimsel anlamda belli konularda uluslararası yarışabilir noktadayız ancak bunların endüstriyel olarak ticarileşebilmesi için önemli yatırımlar gerekli. Bunun için de odaklı çalışmak lazım. Bu odaklı çalışma ve odaklı yatırım ile önce bu laboratuvarlardan sonra da bunu ölçekleyerek endüstriyel seviyede ancak o zaman güçlü bir yarı iletken endüstrimiz mümkün olacak." diye konuştu.
Demir, kapılarının ulusal merkez olarak dış kullanıcılara açık olduğunun altını çizerek, Türkiye'de yapılmış önemli yarı iletken çalışmalarının önemli bir kısmının, merkezlerindeki temiz odalardan çıktığına dikkati çekti.
Yarı iletkenlerin bu yüzyılın "teknolojik savaşı" olduğunu dile getiren Demir, "İleride hangi ülkelerin teknolojik olarak ileride olacağı, hangilerinin geride olacağı ve bağımlı kalacağı yarı iletken teknolojileriyle belli olacak. Şu an sizin de duyduğunuz 'çip savaşı' tamamen yarı iletken teknolojisine dayanıyor. Dolayısıyla yarı iletken teknolojiniz güçlü değilse bağımlılık kaçınılmaz." dedi.



