Türkiye-Fransa Yatırımları Güçleniyor
Ekonomi

Türkiye-Fransa Yatırımları Güçleniyor

Bakan Kacır, Türk yatırımlarının Fransa'daki etkisini ve yeni teknoloji hedeflerini açıkladı.

Sondakika Ekonomi2 dk okumaYeniEkonomi
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, " Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir." dedi.

Bakan Kacır, Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı resepsiyonunda konuştu.

"Amacımız Türkiye'yi önde gelen küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullanan Kacır, Yeni Yapay Zeka Eylem Planı'na değindi.

Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirtti.

Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinin, eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıttığını dile getiren Kacır, "Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik işbirliğinin merkezinde yer almaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Yıllar içinde ticaret ve yatırım işbirliğimiz sürekli güçlenmiş ve çeşitlenmiştir." diye konuştu.

Kacır, 1700 Fransız sermayeli şirketin, sanayi, ulaştırma, finans ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet gösterdiğine işaret ederek, "Bu şirketlerin varlığı, ekonomimize değerli bir katkı sağlıyor ve Fransız yatırımcıların Türkiye'nin potansiyeline duydukları güveni ortaya koyuyor. Fransız menşeli doğrudan yabancı yatırımların 8,8 milyar dolara ulaşması, ortaklığımızın derinliğini ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni açıkça yansıtan bir başka örnektir." ifadelerini kullandı.

Yatırım ortaklığının tek yönlü bir süreç olmadığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:

"Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji işbirliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurt dışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir."

Kacır, küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçtiklerini belirterek, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarışın, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştirdiğini söyledi.

Yeni çağda rekabet gücünün, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını bir araya getirebilenlere ait olacağı değerlendirmesinde bulunan Kacır, ülkelerin, somut, sonuç odaklı ve uzun vadeli işbirliği kurabilecekleri güvenilir ortaklara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Türkiye'nin endüstriyel üretim çeşitliliği

Kacır, "Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. Bu vizyon ve attığımız tutarlı adımlar sayesinde Türk şirketleri, bugün birçok sektörde Avrupa değer zincirlerinde stratejik roller üstlenmektedir. Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş koridorda Türkiye, endüstriyel üretiminin çeşitliliği ve ihracatının küresel erişimiyle öne çıkmaktadır." diyerek, bu gücün giderek daha da sağlamlaşan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi tarafından desteklendiğinin altını çizdi.

📰
Kaynak
Sondakika Ekonomi
✍️
Yayımlayan
Serik Haberleri
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →