Ustanın İzinde: Yama Yama Sergisi Açıldı
Sağlık

Ustanın İzinde: Yama Yama Sergisi Açıldı

İlhami Atalay’ın öğrencileriyle açtığı 'Ustanın İzinde: Yama Yama' sergisi, sanatseverleri buluşturdu.

Sondakika Güncel2 dk okumaYeniSağlık
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →

2022 Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne ve 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen ressam İlhami Atalay'ın öğrencilerinin eserlerinden oluşan "Ustanın İzinde: Yama Yama" sergisi, Çemberlitaş'ta bulunan Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde açıldı.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan usta sanatçı Atalay, resim sanatında "yama yama" tekniğinin hayatın kendisini anlatan bir anlama sahip olduğunu söyledi.

Atalay, sergide yer alan eserlerin, öğrencilerle birlikte sürdürdükleri uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıktığını belirterek, "Bu sergi sadece eserlerin değil, bir sürecin, bir ustalığın ve birlikte üretmenin görünür hale geldiği bir alan. Her sanatçı kendi parçasını ortaya koyarken, bütünün ahengini de gözetiyor. Yama yama, tam olarak bu birlik halini ifade ediyor." dedi.

"Yama yama" tekniğinin parçalanmış gibi görünen her şeyin aslında bir bütünün anlamlı parçaları olduğunu anlattığını aktaran Atalay, şöyle devam etti:

"Öğrencilerimin bu anlayışı kendi yorumlarıyla çoğaltarak yeni bir dil kurduklarını görmek benim için büyük bir memnuniyet. Talebelerimiz farklı üslup ve tekniklerle çalışabiliyor. Biz de talebelerimizin hayallerini gerçekleştirmekte onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Değişik malzemeler ve farklı heyecanlar geliştirerek sanatseverlerin kalbine ulaşmaya çalışıyoruz."

"Bu serginin en önemli tarafı, bir teknikten çok bir ilişki biçimini görünür kılması"

Sanatçı Gözde Çimen de serginin bir atölye çatısı altında buluşan sanatçıların üretimlerinin bir yansıması olduğunu dile getirerek, "Benim için bu serginin en önemli tarafı, bir teknikten çok bir ilişki biçimini görünür kılması. Aynı atölyede üreten insanların zamanla birbirinin diline, ritmine, aşina hale gelmesi ve bunun resimlere yansıması çok kıymetli. Burada izleyici aslında sadece tek tek işleri değil, aralarındaki bağı da görecek. O yüzden sergiyi bir sonuçtan çok, devam eden bir sürecin kesiti olarak görüyorum." diye konuştu.

Serginin temel formu olan yama-yama tekniği hakkında da Çimen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hayatta çoğu zaman parçalı ilerliyoruz. Kopuşlar, eklenmeler, yeniden başlama halleri… Bu sergideki işler biraz da bu halin görsel karşılığı gibi. Bir araya gelmenin, dönüşmenin ve yeniden kurmanın izini sürüyor. Burada kıymetli olan eski diye nitelendirdiğimiz kumaşın, kağıdın, derinin farklı parçalar ile bir araya gelip bir anlam oluşturması. Hızlı tüketim çağı, hayatımızdan yamayı çıkardı, hatta utanılacak bir durum haline gelmesini sağladı. Ancak biz bu eserleri ortaya çıkarmak için eski kumaşların, kenara atılıp okunmayan derginin, kağıdın peşine düşüp yeniden yorumlamayla ortaya bir sanat çıkarıyoruz. Ziyaretçilerimiz burada birbirinden farklı atık malzemenin nasıl bir estetiğe bürünebildiğine şahitlik edecek."

"Ustamızdan öğrendiğimiz bu tekniği nesiller boyu aktarmakla kendimizi sorumlu görüyoruz"

Sanatçı Sara Çilesiz ise İlhami Atalay'ın atölye ve kendisi için taşıdığı öneme ilişkin, "İlhami hocamın atölyelerine başladığım ilk günden beri her tabloya dokunuşunu kaçırmamak benim için çok önemli olmuştur. Ustanın çırağına, tekniğini uygulamalı olarak gösterdiği, o pür dikkatli anlar bizler için çok kıymetli. Yama yama, bu kıymetli tekniklerden. Ustamızın değiştirip, dönüştürdüğü, yeni bir soluk getirdiği, kendinin isim verdiği bir tekniktir." dedi.

Atölyenin, kendi tekniklerinin gelişimine bir birliktelik duygusuyla katkı sunduğunun altını çizen Çilesiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

📰
Kaynak
Sondakika Güncel
✍️
Yayımlayan
Serik Haberleri
Reklam

728×90 — Reklam Alanı

Reklam vermek için tıklayın →