Yeditepe Üniversitesi, 29. Avrupa Üniversiteler Birliğinin (EUA) 2026 Yıllık Konferansı'na ev sahipliği yapıyor.
Avrupa'daki yaklaşık 900 üniversiteyi temsil eden EUA'nın 2026 Yıllık Konferansı, ilk kez Türkiye'de gerçekleştiriliyor.
Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul'da bugün başlayan ve yarın sona erecek konferansa, 41 ülkedeki 260 kurumdan rektör, üniversite yöneticileri, politika yapıcıları ve uzmanlar olmak üzere yaklaşık 500 davetli katıldı.
Eğitimden dijital dönüşüme kadar kritik başlıkların tartışıldığı oturumlarla devam eden konferansta, eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi işbirlikleri ve gençlerin değişen beklentileri detaylı şekilde değerlendirildi.
Üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü işbirlikleri kurabileceği, dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileriyle üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Güven, tamamlayıcılık ve etki ilkeleri
Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, "Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği" ana temasıyla düzenlenen konferansın açılışındaki konuşmasında, etkinliğin ilk kez Türkiye'de düzenleniyor olmasının kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu ifade etti.
Üniversiteler arası işbirliğinin bir gereklilik olduğunu vurgulayan Durman, "Kanaatimce, üniversite işbirliklerinin geleceği üç temel unsur üzerine inşa edilmelidir. Güven, tamamlayıcılık ve etki. Bu ilkeler, gelenek ile bağlantılı bir dünyada ortaya çıkan yeni imkanları buluşturarak, yenilikçi, kapsayıcı ve dönüştürücü bir yükseköğretim geleceği inşa edebilmemiz açısından hayati öneme sahiptir." dedi.
Durman, Türkiye'nin Avrupa Birliği vizyonuna ilişkin olarak, "Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik perspektifinin, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa'nın daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha ileriye dönük bir gelecek inşa etmesi açısından da kritik önemde olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Yeditepe Üniversitesi olarak işbirliğini ikincil bir faaliyet olarak değil, kurumsal misyonumuzun temel bir unsuru olarak gördüklerine dikkati çeken Durman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Amacımız küresel yetkinliklere sahip bireyler yetiştirmek, uluslararası bilimsel üretime katkı sağlamak ve anlamlı ortaklıklar aracılığıyla topluma değer sunmaktır. Elbette farklı düzenleyici yapılar, tanınma sistemleri, finansman modelleri, hareketlilik kalıpları ve kurumsal kapasiteler gibi çeşitli zorlukların farkındayız. Ancak bu farklılıklar bizi ayrışmaya değil, daha derin diyalog kurmaya, dayanışmayı güçlendirmeye ve daha akıllı, daha ilkesel işbirlikleri geliştirmeye yönlendirmelidir."
Dünyada yaşanan insani acılara ve çatışmalara da değinen Durman, "Sivillerin yaşadığı acılar, masum hayatların kaybı ve yok olan yaşamlar, umutlar ve gelecekler, hepimize ortak bir ahlaki sorumluluğu hatırlatmaktadır. Üniversiteler olarak bizler insan onurunu, aklı, diyaloğu ve barışı savunuyoruz. Bu savaşların en kısa sürede sona ermesini ve geleceğin adalet, merhamet ve kalıcı barış temelinde şekillenmesini temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.



