Bakan Uraloğlu, Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen "DÜNYA Dijital Dönüşüm Zirvesi 2026"da yaptığı konuşmada günümüz dünyasının eşine az rastlanır bir teknolojik kırılma noktasından halen geçmekte olduğunu söyledi.
Bilgi veya verinin artık petrol ve altından daha değerli hale geldiğini belirten Uraloğlu, dijital bağlantı ve akıllı teknolojilerin rekabetin, üretkenliğin ve hatta ulusal gücün temel belirleyicisi haline geldiğini ifade etti.
Uraloğlu, hızlı veri işlemenin ve yapay zekaya dayalı akıllı sistemler kurmanın bir ülkenin geleceğini doğrudan şekillendirdiğine dikkati çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Küresel ölçekte baktığımızda da tablo son derece net. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi PwC'nin (PricewaterhouseCoopers) son analizleri, 5G'nin 2030'a kadar dünya ekonomisine katkısının 1,3 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor. Yine uluslararası yönetim danışmanlığı şirketi Boston Consulting Group'un (BCG) raporuna göre de sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 5G'nin oluşturacağı ekonomik değer 1,4-1,7 trilyon dolar arasında olacak ve 3,8-4,6 milyon yeni istihdama imkan sağlayacak. Benzer şekilde imalat sektöründe 5G destekli otomasyonun küresel katkısı 207 milyar dolar olarak öngörülüyor. Bu rakamlar açıkça ortaya koyuyor ki dijital dönüşüme ayak uyduramayan, bu teknolojileri sadece tüketen ülkeler hızla geride kalacaktır."
Teknolojiyi üreten, standartlarını belirleyen ve yön veren ülkelerin ise küresel arenada söz sahibi olacağını vurgulayan Uraloğlu, " Türkiye, Allah'ın izniyle bu ikinci gruba dahil olma kararlılığındadır. Gururla belirtmek istiyorum ki Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde bu dijital dönüşümün öncü ülkelerinden biri haline gelmiştir ve yeni yatırımlarımızla bu konumunu daha da güçlendirmeye inşallah hep beraber devam edeceğiz. Bakın, sektörümüzün yıllık net satış geliri 620 milyar liraya ulaşırken, yatırımlarımızın ise 145 milyar liraya çıktığını gururla belirtmek isterim." dedi.
"Bu istatistiklerimiz devasa emeğin somut meyveleridir"
Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Hedefimiz, iki yıl içerisinde 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin en ücra köşesine kadar ulaştırmaktır. 5G sadece daha hızlı internet değildir. Aynı anda milyonlarca cihazın milisaniyeler içinde konuştuğu, kararların anında alındığı muazzam bir sinir sistemidir. Yapay zeka ise onun beynidir. Bu ikisinin birleşimi, her birinin tek başına toplamından çok daha büyük bir etki oluşturmaktadır. Medya ve basın sektörüne getirdiği yenilikçi etkiler özellikle çarpıcıdır. Gazetecilerimiz artık 8K kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli video, fotoğraf ve veri aktarımı gerçekleştirebilecek. 5G'nin ultra-düşük gecikmesiyle uzaktan saha yayınları ve sanal stüdyo uygulamaları devrim niteliğinde olacak.
"İş dünyası ve üretim sektörüne getirdiği yenilikler de gerçekten göz ardı edilemeyecek niteliktedir." diyen Uraloğlu, "Dünyanın en büyük e-ticaret devi Amazon, depolarında 1 milyondan fazla robot kullanmaktadır. Bu robotlar, sipariş toplama, paketleme, taşıma ve envanter yönetimini büyük ölçüde otomatikleştirerek verimliliği katlamış, insan-robot iş birliğini yeni bir seviyeye taşımıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Uraloğlu, benzer şekilde birçok öncü ülkede 5G destekli akıllı fabrikalarda üretkenliğin yüzde 15 ila 30 oranında arttığına değinerek, makine duruş sürelerinin yüzde 50'ye varan oranda azaldığını ve tedarik zinciri optimizasyonunun kökten iyileştiğini ifade etti.
"Bu tür işbirlikleri sanayi ile teknolojinin el ele verdiği bir Türkiye'nin en somut örneği"
Uraloğlu, Türkiye'de de bu teknolojilerin insan hayatına ve üretime doğrudan dokunmaya başladığını, kısa süre önce İstanbul'dan Muş'a 5G bağlantısıyla gerçekleştirilen uzaktan böbrek taşı ameliyatının bu teknolojilerin sağlık alanındaki çığır açan gücünü tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.



