Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, RTÜK ve İstanbul Aile Vakfı işbirliğiyle "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi" kapsamında "Gazze ve Medya" oturumu düzenlendi.
Şişli'de bir otelde düzenlenen zirve kapsamında gerçekleştirilen "Gazze ve Medya" adlı özel oturumu İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık'ın moderatörlüğünde yapıldı.
Oturumda konuşan AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Filistin'deki zulmün benzerlerinin geçmişte yaşandığını ancak bu kez medyaya yansıdığı için herkesin gözü önünde gerçekleştiğini, bunun da vicdanları rahatsız ettiğini söyledi.
Kitle iletişim araçlarının yaygın olduğu bir ortamda, yaşananların gizlenmesine yönelik çabalar bulunduğunu, buna karşılık TRT ve AA'nın da bu gelişmeleri dünyaya duyurma yönünde eş zamanlı bir çalışma yürüttüğünü aktaran Karagöz, "Yıkım hepimizin malumu olduğu üzere çok büyük. Soykırım çok gerçek. Hemen hemen ailesinde soykırıma maruz kalmamış hiç kimse yok Gazze'de. 2 milyon nüfusun 1,9 milyonu yerinden edilmiş." dedi.
Gazze'de güçlü bir taraf ile kendini savunma imkanı olmayan sivillerin karşı karşıya geldiğini, cep telefonu ve kamera görüntülerinin de yaşananları kayıt altına aldığını belirten Karagöz, şöyle devam etti:
"Kayıt ediliyor ama bir grup bunu dünyaya yansıtmıyor. İşte tam olarak burada biz medya iletişim alanında faaliyet gösteren insanlar olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Anadolu Ajansı olarak bu soykırımı görürken, ona şahit olurken neler yapabiliriz, bizim sorumluluğumuz nedir, diye düşündük. Bunu sadece duyurmak basit bir gazetecilik görevi olurdu. Bunu stratejik olarak duyurmak bizim sorumluluğumuz olabilir, dedik. Bu anlamda soykırımı uluslararası ceza hukuku çerçevesinde kayda geçirmek ilk stratejik hamlemiz oldu. Bir üçleme yaptık, bir tanesi 'Kanıt'. Bu işlenen soykırım suçlarının uluslararası ceza hukukuna göre savaş suçu delili niteliğinde olan görsellerini Kanıt isimli kitapta bir araya getirdik."
Kanıt kitabındaki her görselin savaş suçunun kaydı olduğunu vurgulayan Karagöz, AA'nın, İsrail yönetiminin Gazze'de işlediği suçları belgeleriyle gözler önüne serdiği Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarından oluşan "Gazze Üçlemesi"ne değindi. Karagöz, şu değerlendirmede bulundu:
"Bir soykırımın sadece böyle görsel kanıtları yetmez bir de tanıkları olması lazım. 'Tanık' kitabında da insani yardım amacıyla Gazze'de savaş nedeniyle bizzat işin içinde olan sağlık çalışanları, insani yardım görevlileri, gazetecilerin tanıklıklarını kayda geçirdik. Mahkemeye gittiğiniz zaman deliller ortaya çıkartılır, bir de tanıklar konuşturulur. Hepsiyle tek tek röportaj yaptık. Trilojimizin üçüncüsü 'Sanık'. Sanık isimli kitapta da bu soykırımda parmağı bulunan herkesi tek tek şemalar halinde ele aldık. Yani soykırımın talimatını veren, soykırıma destek olan ve o açıklamalarıyla birlikte isim isim, Kanıt, Tanık ve Sanık'ı bir kayıt olması açısından uluslararası medya dünyasına kazandırdık."
"Uluslararası medya İsrail'in savaş suçlarını da gizliyor"
Serdar Karagöz, "Kanıt" kitabının unutturulmaya karşı geliştirilen bir proje olduğunu belirterek, olası büyük yıkımlar ya da dijital silinmeler durumunda dahi İsrail'in savaş suçlarına ilişkin kayıtların gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçladıklarını ve bu kapsamda, kitabın dünyanın 15 farklı bölgesine gömüleceğini anlattı. Karagöz, bu çalışmanın, benzer olayların tekrar yaşanmaması için tarihsel bir belge niteliği taşıdığını vurguladı.
İsrail'in Gazze'deki saldırılarına dünya kamuoyunun büyük ölçüde seyirci kaldığını dile getiren Karagöz, uluslararası medya kuruluşlarının haber diline de dikkati çekti.
Karagöz, uluslararası medya kuruluşlarının editöryal müdahaleleriyle İsrail'in zamanla fail olarak haberlerde yer almadığına örnekler vererek, "Bir saldırı olmuş, fakat o saldırının faili editöryal müdahale ile gizlenmiş. Daha vahimi, bütün uluslararası medyanın ikiyüzlülüğünü ortaya koyan en son editöryal müdahale de '500 kişi öldü' şeklinde geliyor. Uluslararası medya İsrail'i gizlediği gibi İsrail'in savaş suçlarını da gizliyor." dedi.



