Bağımsız Sanat Vakfı Kurucusu Hülya Yazıcı'nın 40 yılı aşan sanatsal üretimini bir araya getiren "Perde" başlıklı retrospektif sergisi, Dolmabahçe Resim Müzesi Hüseyin Zekai Paşa Sergi Salonu'nda sanatseverlerle buluştu.
Milli Saraylar Başkanlığının himayesinde gerçekleştirilen ve küratörlüğünü Betül Tekiner'in üstlendiği sergi, sanatın evrenselliğinden yola çıkarak sanatçının kendi coğrafyasından beslenen iki farklı dönemine ait eserlerini bir araya getiriyor.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Yazıcı, Bağımsız Sanat Vakfında yapılan faaliyetlerden dolayı kişisel bir sergi yapacak zamanı uzun süredir bulamadığını söyledi.
Genelde karma sergilere katıldığını belirten Yazıcı, "Serginin küratörü Betül Tekiner'le tevafukken karşılaşmamız sonrasında zamanla bir sergi planlama fikrini olgunlaştırdık. Kendisi bu konuda beni motive etti. Birlikte uyumlu bir çalışma sürecine girdik." dedi.
Serginin 40 yılı aşkın sanat yolculuğunun bir ürünü olduğunu belirten Yazıcı, şöyle devam etti:
"Sanatta kendi ifade biçimimi aramaya başlamam neredeyse 40 yıla yakın. Çok farklı süreçlerden geçtim, renkle biçimle oynadım. Renkten renksizliğe geçişim var. Şu anda çalışmalarım bütün renkleri içinde barındıran beyaz ve renkleri nötrleştiren siyahla devam ediyor. Elbette sanat serüvenimde engeller, kırılmalar da var. Yola girdiğinizde her şeye rağmen açılan yollar uzun cümlelerle ifade edilebilir. Ancak bunları inşallah bir kitapta toplamak mümkün olur."
"Sanat benim için güzellik, iyilik, imar etme, keşfetme, kendini ve varoluşu tanıma, anlama yolu"
Yazıcı, sergideki metaforik dilin, "ipek böceğinin yaşam döngüsü" üzerinden anlatıldığına işaret ederek, "İçinde pek çok metafor barındıran ipek böceğinin 50 günlük yaşam öyküsünün benimkiyle örtüşen pek çok yanı var. Ben de kendi kozamı, aslında bunun yeni bir varoluşu hazırlayacak olan yok olma gayreti olduğunu bilerek örüyorum." ifadelerini kullandı.
Sanatın kendisi için ifade ettiği anlama dair ise Hülya Yazıcı, şunları kaydetti:
"Sanat benim için güzellik, iyilik, imar etme, keşfetme, kendini ve varoluşu tanıma, anlama yolu. Ne yazık ki yaşadığımız coğrafya, küresel savaşların dış ve iç etkilerinin yoğun yaşandığı tahakküm sınırlarının sürekli genişletildiği bir coğrafya. 2010'dan bu yana Bağımsız Sanat Vakfının üç yılda bir gerçekleştirdiği, küratörlüğünü yaptığım dört uluslararası güncel sanat etkinliği bu konuları işliyordu. İnsan hakları ihlalleri aynı zamanda bir uyanışa, iyi ile kötünün ayrışmasına alan açıyor diye düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz günlerde modern dünyanın bizden aldığı insani özelliklerin bireyselleşmenin yerini tam da en dip noktasından bir yükselme yaşayacağının sinyallerini alıyoruz. Küresel kötülüğe karşı, büyümekte olan küresel iyilik filizlenmekte, sanat ve sanatçının durması gereken yer de tam burası olmalı."
"Hülya Hanım ile çalışmak ve bu sergiyi kurgulamak bana çok şey kattı"
Küratör Betül Tekiner ise sergi fikrinin 1 yıl önce ortaya çıktığını ve Hülya Yazıcı ile çalışmanın kendisi için önemli olduğunu söyledi.



