ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın en önemli sonuçlarından biri, küresel enerji arzı açısından en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması oldu. Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndan geçen Irak petrolü ve Katar doğalgazının boru hatları ile dünya pazarlarına taşınması projesini yeniden gündeme taşıdı.
Türkmenistan doğalgazını Avrupa'ya iletmek için çalışmalar yürüten Türkiye, bu projelerin gerçekleşmesi sonucu, bölgeyi Doğu ve Güney Avrupa'ya bağlayan en önemli enerji bağlantısı olmayı hedefliyor.
ERDOĞAN’DAN ‘KALKINMA YOLU’ ÖNERİSİOrtadoğu’daki enerji kaynaklarının taşınmasıyla ilgili açıklamalar, Antalya Diplomasi Forumu'ndan geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Nisan'da formun açılışında yaptığı konuşmada, Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını söyledi.
Erdoğan, “Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da yaptığı açıklamada, son dönemde yaşanan jeopolitik çatışmalar ve krizlerin "yeni bir enerji mimarisine" gereksinim olduğunu ortaya çıkardığını kaydetti. Ticari olarak bakıldığında yeni hatlara ihtiyaç olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye'nin bu süreçte üç temel önerisi olduğunu söyledi.
Bayraktar'ın bölgedeki enerji arz güvenliğine ilişkin sıkıntının aşılması için gündeme getirdiği ilk proje, Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya uzanması. Irak, petrolünün yaklaşık yüzde 60'ını, ülkenin güneyindeki bu bölgede üretiyor.
Basra Körfezi'ne açılan ve savaş öncesi günde 3,3 milyar varile kadar petrol üretilen Basra Havzası, dünyanın en zengin rezervleri arasında sayılıyor. Irak ve Türkiye arasında, 1976'dan bu yana faaliyet gösteren bir boru hattı (Kerkük-Yumurtalık) var.
Bu petrol boru hattının günlük kapasitesi yaklaşık 1,5 milyon varil. Hattın Basra'ya uzaması durumunda daha fazla Irak petrolünün başta Avrupa olmak üzere dünya pazarlarına güvenli şekilde ulaştırılacağı hesaplanıyor.
Türkiye ve Irak arasında yeni hatların kurulmasına ilişkin ilk temaslar, 2021 ve 2022'de yapıldı. Irak, Basra kıyısındaki El Faw Limanı'ndan Türkiye'ye doğrudan demir yolu hattı, gaz ve petrol boru hattı ile fiber hatların olacağı bir altyapı kurulması önerisinde bulunmuştu.
Bakan Alparslan Bayraktar gündeme ikinci önemli önerisi, Katar'dan Türkiye'ye doğalgaz boru hattı inşa edilmesi. Bayraktar, “Kesinlikle gerekli bir proje. Bu boru hattı Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye ulaşacak. Teknik olarak ve ticari olarak yapılabilir bir proje. Bu teklifler, dünyadaki şu anda yaşadığımız enerji krizini azaltacak önemli projelerdir” diye konuştu.
Katar, dünyada doğalgaz rezervlerinin yüzde 10'undan fazlasına sahip ve dünyanın ikinci en büyük sıvılaştırılmış gaz (LNG) ihracatçısı. Avrupa ve Asya'da birçok ülkeye satış yapan Katar'ın Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda alternatif ulaştırma yolunun olmaması en büyük handikabı.
Türkiye ile Katar, son dönemde ilişkilerini gelişmiş stratejik düzeye çıkardı. Türkiye; Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır ile dörtlü bir kapsamlı iş birliği platformu da kurdu. Bu gelişme, böyle bir projenin gerçekleşmesi açısından siyasi ortamın uygun olduğunu gösteriyor.

